Doç.Dr.Yusuf Alper Kılıç
Genel Cerrahi Uzmanı


Arama

<<< Geri
Meme Kanserinin Etkin Cerrahi Tedavisinde Tartışmalı Konular
  • Meme kanserinin etkin cerrahi tedavisinin
    • Hastanın yaşı, tümörün klinik ve patolojik incelemelere göre öngörülen biyolojik davranışı, tümörün yerleşimi ve koltukaltı lenf bezlerinin tutulumu gibi faktörleri gözönünde bulundurarak
    • Hastanın kanserden en etkin şekilde arındırılmasını
    • Ameliyat sonrası dönemde kemoterapi ve radyoterapinin, ameliyatın yetersiz yapılmasına bağlı olarak verilmesi gereği olasılığının azaltılmasını
    • Ameliyat sonrası kanserin ameliyat alanında tekrarlaması olasılığının en aza indirilmesini hedefleyen bir yaklaşım içinde planlanması gerekir.
  • Meme kanserinin cerrahi tedavisinde seçenekler
    • Meme koruyucu ameliyatlar
      • Tümörün küçük ve yerleşimi itibarıyla meme başına yakın olmadığı hastalarda uygundur. Özellikle koltukaltına yakın bölgede memenin kuyruk kesiminde yer alan küçük tümörlerde, radyoterapinin iyi planlanması ve uygulanması şartıyla, meme dokusunun korunduğu dolayısıyla estetik olarak daha kabul edilebilir bir sonucun alındığı bir ameliyattır.
        • Geniş çaplı araştırmalarda sağkalım açısından diğer ameliyatlardan farkı olmadığı görülmekle birlikte,
          • Meme koruyucu ameliyat yapılan hastalarda, sonrasında radyoterapi almış olsa bile, meme kanserinin ameliyat bölgesinde tekrarlaması olasılığı % 4 ten % 18 e çıkmaktadır.
        • Ameliyat sonrası ameliyat bölgesine radyoterapi uygulanması kaçınılmazdır. Zaman zaman radyoterapinin cilt ve yaradaki etkileri nedeniyle estetik sonuç beklendiğinden kötü olmaktadır.
        • Büyük tümörlerde ve meme başının altında yerleşen tümörlerde uygun değildir.
        • Meme koruyucu ameliyata karar vermeden önce memenin başka alanlarında da meme kanseri ya da öncülü oalbilecek lezyonların olup olmadığı araştırılmalıdır (tümör multisentrik ya da multifokal olabilir).
      • Eş zamanlı olarak sentinal lenf nodu biyopsisi yapılıp, negatif ise aksilla diseksiyonundan vazgeçileblir.
        • Bununla birlikte tam bir aksilla diseksiyonunun  meme kanserinin kontrolü açısından önemi gözardı edilmemeli, geride bırakılabilecek atlayan metastaz (skip metastases) ya da mikrometastazların olası sonuçları gözönünde bulundurulmalıdır.
    • Modifiye radikal mastektomi
    • Radikal mastektomi
    • Lenf nodlarına yönelik cerrahi tedavinin planlanması
      • Sentinal lenf nodu örneklemesi
      • Aksiller lenf nodu diseksiyonu
      • İnternal mamaryan lenf nodu diseksiyonu
  • Günümüzde meme cerrahisi konusunda meme koruyucu ameliyatların ve sentinal lenf nodu biyopsisinin bir dogma, bir saplantı haline geldiğini düşünüyorum.
    • Cerrahinin en önemli kitaplarında bile adeta meme koruyucu ameliyatlar dışında şeçenek yokmuş gibi bilgiler yer almaktadır. Sabiston'un son baskıları gözden geçirilirse bu açıkça görülebilir. Kitapta iyi huylu meme hastalıkları üzerine hemen her paragrafta Hagensenın görüşlerine referans verilirken, meme kanserine gelindiğinde adeta Hagensenın adı bir anda silinmektedir. Çünkü Hagensenın görüşleri ve deneyimleri gözönüne alındığında meme koruyucu ameliyatların etkinliğini savunmak oldukça güçleşecektir.
    • Daha önemlisi cerrahi stratejiyi belirlemede en önemli nokta olan ameliyat bölgesinde kanserin tekrarlaması olasılığının meme koruyucu ameliyatları takiben % 4ten %18e çıktığı bilgisi tamamen sansürlenmektedir. Etkin bir cerrahi tedavi ile başarıyla tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalığın tedavisinde böylesine önemli bir ayrıntının gözardı edilmesi hiçbir bilimsel ve etik kavramla mazur gösterilemez.
    • Şu nokta gözden kaçırılmamalıdır. Meme koruyucu ameliyatlar konusunda çekinceleri olan ve bu ameliyatları yalnızca tümörün ve hastanın özellikleri açısından uygun olduğuna inandıkları hastalarda uygulayan cerrahların esas kaygısı, hastanın etkin bir cerrahi tedavi şansını kaybedebilecek olmasıdır. Greftli radikal mastektomi, internal mamaryan lenf nodu diseksiyonu gibi belirgin deneyim ve iyi, özenli bir cerrahi teknik gerektiren ameliyatları yapan bir cerrahın, teknik olarak meme biyopsisinden biraz büyük bir ameliyatı yapmaktan teknik sebeplerle çekinmeyeceği ortadadır.

<<< Geri