Doç.Dr.Yusuf Alper Kılıç
Genel Cerrahi Uzmanı


Arama

<<< Geri
Meme Kanseri Riskinde Artış Olan Hastalarda Alınacak Önlemler

Bir bakış açısına göre meme kanserinin sıkığı ve erken tanının önemi göz önüne alındığında, meme kanseri gelişmesi konusunda en ufak bir armış risk bile dikkate alınmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Bununla birlikte uzun süreli ilaç kullanmak ve her iki memenin önlem olarak alınmasına kadar genişleyebilen bu önlemler konusunda hasta ile cerrahın birlikte karar vermeleri gerekir. Meme kanseri riskinde artış olan hastalarda alınabilecek önlemler şunlardır:

  • Kontrolllerin sıklaştırılması
    • Meme kanseri riski yüksek olan hastalarda gerek muayenelerin gerekse meme görüntülemesinin daha sık yapılması gerekir. Yüksek riskli hastalara 40 yaşından itibaren meme görüntülemesine başlanması, eğer risk çok belirginse daha erken yaşlarda taramaya başlanması, ve görüntüleme aralığının riskle orantılı şekilde sıklaştırılması önerilir. Gerekli görülen durumlarda manyetik rezonans görüntüleme de kullanılır. BRCA1 ya da BRCA2 genine sahip olduğu bilinen ya da ailesinde güçlü bir genetik yatkınlık olan hastalarda senelik görüntülemeler arasında kanser gelişiminin (interval kanser) sık olduğu bilinmektedir.
    • Aylık kendi kendine muayene de meme kanseri ya da öncülü olan lezyonların erken tespit edilmesine olanak sağlayabilir.
  • Yaşam tarzını değiştirmek
    • Dünya Sağlık Örgütü "yaşam tarzını değiştirerek tüm kanserlerin üçte birinin önlenebileceğini" öngörmektedir.
    • Meme kanseri gelişiminde değiştirilebilir olduğu bilinen stres, obezite, yüksek yağ içerikli diyet, alkol kullanımı gibi etkenlerin düzeltilmesi meme kanseri riskini azaltabilir. Düzenli egzersiz yapan kadınlarda meme kanserinin daha ender görüldüğü bilinmektedir.
    • Ağır metaller
  • İlaç tedavisi
    • Östrojenin reseptör düzeyindeki etkilerini azaltan ve SERM (selective estrogen receptor modulator) olarak bilinen tamoksifenin yüksek riskli hastalarda meme kanseri gelişimi üzerine koruyucu etkisi geniş çaplı araştırmalarda gözden geçirilmiştir. Bu araştırmaların sonuçları tamoksifenin meme kanseri gelişimini mutlak şekilde önlediği konsunda kesin bir sonuca varmak için yeterli değildir. Yan etkileri de göz önüne alındığında bu ilaçların yüksek riskli hastalarda meme kanserinin önlenmesi amacıyla kullanılması konusunda, hekim ve hastanın konuyu tüm yönleri ile değerlendirerek karar vermeleri gerekir.
    • Bu açıdan raloksifen ile tamoksifen arasında bir fark gözlenmemiştir.
  • Profilaktik mastektomi / ooferektomi
    • Profilaktik mastektomi (önlem olarak memenin alınması), ailesinde güçlü meme ve/veya over kanseri öyküsü olan ya da bilinen genetik yatkınlık olan hastalarda meme kanseri gelişiminin önlenmesi açısından yararlıdır.
    • Ayrıca meme kanseri olan hastalarda karşı memede meme kanseri gelişmesini önlemek için de önerilmektedir.
    • Profilaktik mastektomi yapılan hastalarda çıkarılan memenin patolojik incelenmesinde erken meme kanseri odaklarına ve meme kanserinin öncülü olan lezyonlara sıklıkla rastlanmaktadır.
    • Profilaktik mastektominin etkin olabilmesi için meme dokusunun cilde doğru uzantılarının ve memenin kuyruk kesimini de eksiksiz çıkarılması gerekir. Bu düzeyde bir diseksiyon cilt fleplerinin oldukça ince bırakılmasına ve zaman zaman fleplerin ucunda dolaşım bozukluğu gelişmesine neden olmaktadır. Bu sorundan kaçınmak için cerrahlar çoğunlukla cilt fleplerinin kalın bırakılmasını tercih etmekte, bu da geride meme dokusu bırakılmasına neden olarak, ameliyatın meme kanserini önleyici felsefesi ile çelişmektedir.
    • Ameliyatın gerekliliği ve meme başının korunup korunmayacağı, cilt fleplerinin kalınlığı gibi teknik konular cerrah ile hasta arasında ameliyat öncesinde ayrıntılı şekilde tartışılarak karar verilmelidir.
    • Meme kanseri riski belirgin derecede yüksek olan hastalarda (BRCA1 ya da BRCA2 gen mutasyonu olanlar gibi) overlerin alınması gerek meme kanserini gerekse overin epitelyal kanserlerini önleme açısından yararlıdır. Bu konuda karar riskin derecesi, hastanın çocuk sahibi olma isteği gibi faktörler göz önüne alınarak cerrah ve hasta tarafından birlikte verilmelidir.

<<< Geri