
 |
Selçuklular pek çok konuda olduğu gibi tıp alanında da önemli gelişmelere imza atmışlardır. Orta Asya'dan itibaren dönemin toplumsal yardımlaşma anlayışı çerçevesinde pek çok şifahane kurulmuştur. Anadolu Selçukluları ile ilgili devlet memurlarının atamalarını konusunda bilgileri içeren Takarir'ul Menasib adlı eserde bu şifahanelerde görev yapan bilim adamları ve hekimlerle ilgili bilgiler yer alır.
Özellikle Gevher Nesibe Sultan'ın da babası olan II. Kılıçarslan'ın döneminde, Kayseri ve Aksaray başta olmak üzere Selçuklu Devleti'nin hemen her köşesinde medreseler ve şifahaneler inşa edilmiş, Selçuklu bilim adamları dışında Azerbaycan, İran ve İdil Bulgarları'na mensup bilim adamlarının da bu medrese ve şifahanelerde çalışmaları sağlanmıştır.
Bu şifahanelerde hastalar ücretsiz tedavi edildiği gibi, dönemin en ileri teknikleri ile ameliyatlar yapılıyordu. Batı literatürünün ilk yapılışını 1765'e tarihlediği katarakt ameliyatları 12. yüzyılda Kayseri'de uygulanır durumda idi.
Tıp eğitimi konusunda da Gevher Nesibe Şifahanesi ve Gıyasiye Medresesi ile, temel ve klinik bilimlerin sistematik bir düzen içinde öğretildiği günümüzde de kullandığımız tıp eğitimi yaklaşımı dünyada ilk kez uygulanıyordu.
Bu bilim düzeni ve tıp eğitimi anlayışı ile Haçlı Seferleri sırasında tanışan batılılar, Türk ve İslam dünyasının eserlerini kendi dillerine çevirip, bu bilim düzenini kendileri de uygulamaya çalışmışlardır. Nitekim bu yaklaşım Rönesansın önünü açmıştır.
|
|